Kemal Pir | Laz Kemal
Gümüşhane doğumlu bir Kürt direniş hareketçisi. PKK’nın siyasal faaliyet dönemlerinde Kürtler’le beraber mücadele etmiştir. PKK askeri yönü yokken sadece siyasal faaliyet yürüten sosyalist bir partiyken orada bulunma nedeni sol görüşlü ve duyarlı bir insan olmasıydı. Ancak Kürtler’e yapılan baskı, şiddet ve asimilasyona karşı olduğu için bizzat bir Kürt gibi mücadele etmiştir.
Kemal Pir’i PKK’lı oluşu ile değil, solculuğu ve 1980 askeri darbesinde Diyarbakır Cezaevi’nde yaşadıklarıyla biliyoruz. İçinde bulunduğu mücadele Kürt direniş mücadelesidir ancak burada önemli olan onun Karadeniz’li olmasına rağmen Doğu ve Güneydoğu insanının yaşadıklarına empati kurabilmesidir. Laz Kemal, Diyarbakır Cezaevi’ndeyken bir subay ona Türk olduğu için affedileceğini söylerek vazgeçmesini istiyor, kandırmaya yelteniyor. Ama o orada yapılan pislikleri öylesine bir vuruyor ki binbaşının yüzüne, binbaşı söylecek söz bulamıyor. Değişmese bile görüşü tıkanıp kalıyor doğrular karşısında. Laz Kemal, adam gibi adam olduğunu her fırsatta göstermiştir. Özellikle meşhur işkenceci başı Esat Oktay Yıldıran ile de çokca diyaloğu olmuştur.
Nasıl ki bugün Türk Solu denilen bir dergi ve onların şereften, insanlıktan yoksun tabanı solculara yapılanları unutarak kafatasçılığı yapıyorlarsa Kemal Pir de bunun tam tersi olarak bir insanlık dersi vermiştir.
Aslında bize öğrettiği en önemli şey hepimizin devlet adına yapılan karanlık işlerden çok çekmiş olmamızdır. Mesela solcular, Aleviler, Kürtler, Eşcinseller, Devrimciler, Komünistler, Metalciler, Enteller ve diğer normal Türk İslam düşüncesinde olanlardan farklı olanlar hep aynı taraftadırlar. Bu nedenle Laz Kemal’in Kürt hareketinde yer alması muhtemel geliyor bana. Laz Kemal’i örnek alması gerekenlerden bir kesim ise Türk Alevi kesimidir bence. Son zamanlarda barışa yürüyen Türkiye’nin önünde engel olanlardan birisi de Türk Alevileri’dir. Sanki kendilerine bugüne kadar karanlık oyunlar oynayan Kürt açılımını engelleyenler değilmiş gibi onlarla aynı sözleri söyleyebiliyorlar. Bu ölen canlara saygısızlıktır, kendini bilmezliktir.
Ne olursak olalım, neyi savunursak savunalım ama barışın, eşitliğin önünde durmayalım. Laz Kemal, bizlere çok şey öğretti.



kamal pir bir kürt değildi,alevi de değildi.o sadece haksızlığa karşı duran insan ayrımı yapmadan insanlık onurunu savunan bir neferdi. onun dünya görüşü ve insanlığa bakışı örnek alınacak bir davranıştır. çünkü zulüm nerde olursa olsun kime yapılırsa yapılsın bu insanlık suçudur ve bunun karşısında durmak için ayni kökenden olmak aynı dili konuşmak gerekmez. insan olmak, insani duyguları taşımak yeterlidir. bu ülkede haksız yere işkence gören haksızlığa uğrayan hayatı cezaevlerinde geçen bütün insanlar adına, kemal pir insanlık mücadelesi veren ve onların acılarını paylaşan ve bu uğurda hayatını kaybeden büyük bir şahsiyettir. sistem ve sistemi savunanlar kemal pir gibi değerli şahsiyetleri kendilerine karşı herzaman bir engel olarak görmüşlerdir.d.bakır cezaevinde yaşananlar insanlık suşudur.bu suçu işleyenler tarih önünde yargılanıp mahkum olmuşlardır. kemal pirler ölmez. bu halk kemal pirleri asla unutmayacaktır. mekanları cennet olsun.
Çok haklısın Önder arkadaşım. Haksızlık neredeyse orada olmalıyız. Böylece zalimleri susturabiliriz. Aksi takdirde hem mazlum hem de koyun gibi yaşamaya devam ederiz. Bugüne kadar çok şey kaybettik, bundan sonra kaybetmemeliyiz.
Teşekkürler bu güzel yorumun için.