Seyduna & Şahrud

“Şahrud gökyüzü geliniydi.
Yüzüne bulut inse dolardı masal gözleri.
Bir solukluk rüzgarda bile
Usul usul kanardı gelincik bedeni.

Seyduna yeryüzü cehennemi.
Ölüm, çağrılı uçurumlarda sınardı sevdasını
Yalnız ufuk çizgisinde buluşurlardı,
Onu da güneş günde iki kez ateşe verirdi.

Rivayet odur ki,
Şahrud vardığı denizlerde hala
Seyduna türküleriyle uyanmakta,
Seyduna, Şahrud’un gözlerinden kalan
Masalla yaşlanmakta…”

Bir aşk hikayesi bu..  Seyduna ile Şahrud’un.. Kavuşamayan aşık iki ırmağın öyküsü bu..

Yukarıdaki dizeler herşeyi anlatıyorlar. Yaşamak en büyük özlemlerden oluşuyor olmalı. Özlem olmasa adına yaşamak denilemez geliyor. Hep birşeylere özlemi olanlara, kardeşlik özlemi, barış özlemi, sevgili özlemi, eş ruh özlemi, dost özlemi ve bir şekilde özlem duyanlar için yazıyoruz, paylaşıyoruz.

Seyduna.tk her ne kadar kişisel bir blog olarak görünse de Anadolu insanının yüce duygularını, Mezopotamya’nın kardeş halklarını, Afrika’nın antik acılarını, Güney Amerika’nın mücadelesini, Ortadoğu’nun ve tüm Dünya’nın kardeş kültürünü önemsemektedir.

Bu sitede Laz, Türk, Kürt, Çerkez, Abhaz, Arap,  Ermeni, Acem, Amerikan, Alman, Rus, İngiliz veya Fransız herkes eşittir. Herkes insandır. Herkes emekçi, herkes dindardır.Kişi çirkinleşmedikçe güzeldir. İnsanlığını yitirmek için uğraşanlar çirkinleşirler. Yoksa bütün insanlar güzellerdir.

Bütün insanlara saygılıyız onlar edeplerini yitirmedikçe..

Aslında Mevlana hogörüsünü benimseriz ama onun kadar yüce ve kibirsiz olamadığımız için zaman zaman sert eleştirilerde bulunuyoruz.

Ama ne olursa olsun, insanları seviyoruz.

Türkiye bir kültür mozaiğidir. Lafta değil, yaşamda, gerçekte.. İşine gelmeyenler bunu kabul etmezler. Ama halklar Türkiye’de birer zenginlik kaynağıdır. Ülkemiz yediden yetmişe insanıyla bir hazinedir. Bu hazine eğitimsiz bırakılarak geleceğimiz karartılmak istense de biz yine sevgi ve mücadele ile yolumuzu ışıkla donatacağız. Ülkemiz ucundan bucağına bir cennettir. Her köşesi ayrı güzeldir. Değerini bilmeliyiz.

Yine ve yeniden diyoruz ki:

Bir insan diğer insanları ayırmaya başladığı an çirkinleşir, yoksa çirkin insan yoktur. İnsan ayıranın burada da işi yoktur insanlar arasında da.. Çünkü o insanlığını yitirmiştir..