Ekim
13
Neşe Düzel ve Cevat Öneş

Neşe Düzel ve Cevat Öneş

Emekli üst düzey MiT yetkilisi olan Cevat Öneş, PKK’nın görüşmeler sonucunda altı ay gibi süre sonunda silah bırakacağını söylüyor. Cevat Öneş tam 41 yıl görev yaptığı Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan müşteşar yardımcısı olarak emekli olduktan sonra Doğu Sorunu’nun çözümü için adı gündeme sıkça gelmekteydi. Neşe Düzel ie röportajında söyledikleri üzerine umutlandım açıkcası.

Yazının Devamı..

Ekim
11
Ermenistan ve Türkiye

Ermenistan ve Türkiye

Eminim ki bu protokoller ile yıllardır süren ayıplar biraz olsun sona erecek. Eğer Ermenistan da Karabağ işgaline son verirse pürüzler belki de sıfıra inecek. Türkiye, Azerbaycan nedeniyle iki arada bir derede kalıyor. Oysa ki komşu ülkeleri ile dost olan, kuvvetli ilişkiler geliştiren ülkeler her zaman daha güçlü oluyor sınırlarıyla sorun yaşayan ülkelere göre.

Yazının Devamı..

Ekim
10
Papandreu Hoş Geldin!

Papandreu Hoş Geldin!

Papandreu, son Atina seçimlerinden zaferle çıktıktan sonra ilk ziyaretini komşu ülkesi Türkiye’ye yaptı. Kendisini İsmail Cem’in Dışişleri Bakanlığı zamanından hatırlıyoruz. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı zamanlarda İsmail Cem ile kardeşlik ve barış adına verdikleri sözlerle anlatılmaz. Kardeş iki yakanın kardeş gibi olmuş iki bakanı.. İki ülke bu insanlara çok şey borçlu. Barış çiçekleri ekmenin karşılığı ödenemez bana göre. Papandreu şimdi ülkenin başbakanı oldu. Demokratik ve dostane tavırlarını dış siyasetten eksik etmeyen AKP Hükümeti ile güzel işler başarabilirler. Ben Yunanlılar’ı ayrımcılıkları nedeniyle sıkça eleştirsem de Papandreu gibi barış yanlısı, güzel kişilik sahiplerini de desteklemeden edemiyorum doğrusu.

Bana özellikle dokunan ise Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu’nun kadim dostu İsmail Cem’in kabrine bırakmak üzere yanında getirdiği zeytin dallarıdır. Bu beni çok duygulandırdı. Helal olsun!

Ekim
1

Diyarbakır Lice’de çobanlık yapan minik Ceylan artık öte alemde. Minik bedeni, askeriyeden atılan havan mermisi yüzünden paramparça oldu. Suçu neydi? Vücudunun parçaları ağaçların üstüne kadar dağıldı.

Soruyorum: Hanginizin kalbi kendi çocuğunuzu bu halde görmeye dayanır? Terörist miydi Ceylan?

Değildi tabi. O bir ilkokul öğrencisiydi. Onun suçu sahipsiz topraklarda doğmaktı. Devletinin sahip çıkamadığı topraklarda doğmak! Devlet şefkat yerine kafası ırkçılıktan başkasına çalışmayanları gönderdi bölgeye. Doğuda görev yapanların büyük çoğunluğu bölge halkını sevmiyordu. O zaman kim hizmet verecekti ki hizmet alacak olanlara.. Bu ülkeye hala bağlıysa oradaki insanlar, bu bizim için büyük şanstır.

Oynanan onca oyundan, sayısız ölümden ve kandan sonra sabırlarına şaşıyorum. Bu ülkede köylülere dışkı yedirildi. Askerin döşediği mayınlar askeri öldürünce Pkk yaptı dendi. Irkçılık körüklendi. Köyler yakıldı asker tarafından ve yine başka örgütlere suç atıldı. Pkk suçlu elbette ama bizzat devlet adamları yasa dışı bir örgüt gibi çalışan askeri, polisi, imha timlerini, ve bütün bir hukuksuzluğu savundular, sahip çıktılar yıllarca.

Kim verecek Ceylan’ın paramparça vücudunun hesabını.. Anne yüreğini kim sakinleştirecek. Var mı gücünüz? Yine söylüyorum; bu ülke ayaktaysa hala vicdanı olan, hakkaniyeti savunan bir parça insanın sayesinde ayaktadır. Ceylan’ın küçücük bedeni paramparça oldu. Ortada ne bir görevli, ne bir savcı ne bir insanlık var… Yazık!

İnsanlık Mars yolunda biz hala medeniyetsizlik yolunda.. Kürt, Türk, Çerkez falan filan ne fark eder. Utanıyorum.

Eylül
29

http://www.seyduna.tk/wp-content/uploads/2009/09/world+peace+ethnic+grup1.jpg

Dünyada ve Türkiye'de Barış

Açılım günlerindeyiz. Yaşadığımızın ülkenin en çok sağduyuya sahip olması gereken zamandayız yani. Türkiye’de yeniden hortlayan bir ırkçılık furyası var. Herkes kapılmış gidiyor bu rüzgara. Faşizm sempatizanları almış gidiyorlar. Bir küfürler, bir aşağılamalar. Her yan uydurma haberler, uydurma destanlarla doldu. Solcular, her zaman ayrıma karşı olmalarına rağmen iyice milliyetçiliğe yaklaştılar. Hükümette İslam’i bir parti olunca bir nevi tutunacak dal aradılar. “Baskıya uğrayan ve ırkçı düşüncelere karşı ne deseler birşey anlatamayan etnik azınlıklar” ise ırkçılığın üzerine giden dini partiye sarıldılar. Çünkü solcuların yapamadığını yapan, karanlık güçlerin, derin devletin üzerine giden (maalesef bunu yaparken işin suyunu çıkartan) sadece bu hükümet olmuştur.

Yazının Devamı..

Sayfalar 2 of 212