Ağustos
20

12 Eylül referandum gününe pek az bir zaman kalmışken bir çok kesimden evet veya hayır türünden oy renkleri belli olmaya başladı. Ben kendime Yetmez Ama Evet platformunu yakın gördüm şahsen. Baskın Oran, Lale Mansur zaten iyi referanslar benim açımdan. Ben sadece bir adet oya sahibim ama kişisel benliğim nedeniyle oyumun önemli olması, burada oyumun neden evet olduğunu açıklamama neden oluyor. Benim gibi birçok kişi halk oylamasında oyunun evet olacağını söylüyor. Oyu hayır olacaklar de demokratik haklarını kullanacaklar elbette. Ama onların çoğu nedense yanlış yorumladıkları Kemalizm nedeniyle hayır diyorlar. Kemalizm’in yanlış yorumlanışı yüzünden iş ırkçılığa varsa bile farkında değiller.

Türkiye’de üstün bir sınıf var. Beyaz Türkler, elitler, seçenler, karar verenler, kural koyanlar, hiçbir surette zarar görmeyenler; hangi adı verirseniz verin fark etmez.. Bu katman hem yargıda hem yüksek askeri statülerde ve diğer kritik noktalarda her zaman yerini almış ve her zaman kendinden farkıları ötekileştirmiştir.

Tek ve üstün ırk, tek ve üstün bir elit sınıf, diğerleri ise kullanılan maşadır. Asker, her zaman korunur ama er ya da erbaş olmamak kaydıyla. Sağcılar, korunur ve itinayla savunulur. Ama son kullanma süreleri geçmediği takdirde. Solcular, Kürtler, Aleviler ise her zaman uzak tutulması gerekendir. Hiçbir surette güçlenmemelidir.

Sadece üstün tabakaya bir şey olmaz. Gelen gelir, giden gider ama bir şekilde yapı korunur. HSYK ile istenmeyen yargı mensupları ya azledilir ya da sindirilir. YAŞ ve mevcut yasalar ile yine istenmeyen maddeler ordudan uzaklaştırılır. Ve bu iki kurumda da kararlar kesindir, yeniden değerlendirilme talep dahi edilemez.

Yeni anayasa buna son veriyor. Anayasa, HSYK ve YAŞ kararlarına itiraz hakkı doğuyor. Bunun yanında ise ne halt ettiği belli olmayan (genelden hariç, yüksek rütbeli, düşük rütbeli fark etmez) askerler artık sivil mahkemede yargılanabilecekler. Askeriyenin dokunulmazlığı altında faili meçhuller umarız ki olmayacak artık. Dokunulmazlığın yersiz kullanılması ülkemizin bir parçası haline gelmişti. Ve biliyoruz ki Doğu ve Güneydoğu’da PKK’nın neden olduğu terörden bile fazla faili meçhul ölümler var. Bunu düşününce rejim koruduğunu sanan askerlerin neden olduklarının sayısı kimbilir kaçtır…?

Bizim isteğimiz insanların ötekileştirilmemesidir. Ne dininden, ne kültüründen, ne ırkından, ne mezhebinden, ne memleketinden ne de farklı görüşlerinden dolayı insanlar ölmemelidir, öteki olmamalıdır bir şekilde. Herkes bir diğerine saygılı olmalıdır, kabul etmelidir farklılığını. Sevgi ve saygı sözkonusu olmalıdır. Mevcut AKP hükümeti bugüne kadar söylenmeyeni söylediği için eleştiriliyor. Ama halen en sosyal demokrat parti malesef AKP’dir. Sol partiyim deyip de AKP’den geri kalmışlar utansın…

Yetmez ama evet..

Kasım
23
Kemal Pir | Laz Kemal

Kemal Pir | Laz Kemal

Gümüşhane doğumlu bir Kürt direniş hareketçisi. PKK’nın siyasal faaliyet dönemlerinde Kürtler’le beraber mücadele etmiştir. PKK askeri yönü yokken sadece siyasal faaliyet yürüten sosyalist bir partiyken orada bulunma nedeni sol görüşlü ve duyarlı bir insan olmasıydı. Ancak Kürtler’e yapılan baskı, şiddet ve asimilasyona karşı olduğu için bizzat bir Kürt gibi mücadele etmiştir.

Yazının Devamı..

Kasım
22

1937-1938 yılları arasında Dersim’de uygulanan sıra dışı eziyet hakkında Çayan Demirel tarafından hazırlanmış 1 saat 10 dakikalık bu belgeseli izlemenizi tavsiye ederim. Burada önemli olan suçlamak, devleti kötü göstermek değil. Burada önemli olan yaşananlardan ders çıkarmak. Ülkemizde gereksiz acılar yaşanmıştır. Yanlış zihniyetler yüzünden yanlış şeyler yaşandı. Buna bir son vermek için geçmişten ders alacağız. Batısı ya da doğusu, şu milleti bu milleti falan önemli değil. Nasıl ki İzmir’de siyanürlü altına karşı duranlara destek veriyorsak, sağlıkları, canları bizler için önemliyse Dersim’dekilerin de canları bizler için önemli. Türkiye, doğusundan batısına müthiş zengin bir ülkedir. Ve halkımız geçmişiyle yüzleşecek, birbirinin acısına saygı duyacak. Böylece yeniden kardeşlik tohumları bırakılacak toprağa, ardından hep beraber yeşerteceğiz bu tohumları. Sevgiyle, saygıyla, tek yürek olacağız.

Yazının Devamı..

Kasım
20

Farid Farjad’dan mükemmel bir parça “Golha”.. Maalesef dünyada çok büyük acılar yaşandı. Hala da yaşanmaya devam ediliyor. Akan kana, ölen insanlara dikkat çekebilmeliyiz. Artık acılar bitsin. Bütün savaşların sonu gelsin. Analar da çocuklar da ağlamasın, analar da çocuklar da ölmesin..

Not: Burada başka bir videosu vardı. Dünyadaki savaş manzaralarından kesitler sunmaktaydı. Ancak ilgili videoda sorun olduğu için sade bir Farid Farjad videosunu ekledim yazıya.

Ekim
20
Türkiyede Barış

Türkiye'de Barış

Türkiye’de enteresan gelişmeler yaşanıyor son bir kaç günde. Önce dağdan inecek PKK’lı gruptan bahsedildi. Ne olursa olsun çok ani bir haber oldu şahsen. Çok şaşırdım ve algılayamadım. Acaba hükümet ile PKK arasında bir iletişim mi kuruldu diye sormadan edemedim. Bu karar sadece Öcalan’ın insiyatifinde olabilir mi diye düşünüyorum. AKP’nin günahını almak istemem ama Öcalan ile gizli görüşmeler yapıldı mı sorusu aklıma geliyor. Şunu belirtmem gerekir tabi; sorun çözümünde isterlerse gizliden bir görüşme yapmış olsunlar ne fark eder ki..! Sorunu çözsünler de gerisi teferruat kalır ileride.

Yazının Devamı..

Ekim
13
Neşe Düzel ve Cevat Öneş

Neşe Düzel ve Cevat Öneş

Emekli üst düzey MiT yetkilisi olan Cevat Öneş, PKK’nın görüşmeler sonucunda altı ay gibi süre sonunda silah bırakacağını söylüyor. Cevat Öneş tam 41 yıl görev yaptığı Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan müşteşar yardımcısı olarak emekli olduktan sonra Doğu Sorunu’nun çözümü için adı gündeme sıkça gelmekteydi. Neşe Düzel ie röportajında söyledikleri üzerine umutlandım açıkcası.

Yazının Devamı..

Sayfalar 1 of 212