12 Eylül referandum gününe pek az bir zaman kalmışken bir çok kesimden evet veya hayır türünden oy renkleri belli olmaya başladı. Ben kendime Yetmez Ama Evet platformunu yakın gördüm şahsen. Baskın Oran, Lale Mansur zaten iyi referanslar benim açımdan. Ben sadece bir adet oya sahibim ama kişisel benliğim nedeniyle oyumun önemli olması, burada oyumun neden evet olduğunu açıklamama neden oluyor. Benim gibi birçok kişi halk oylamasında oyunun evet olacağını söylüyor. Oyu hayır olacaklar de demokratik haklarını kullanacaklar elbette. Ama onların çoğu nedense yanlış yorumladıkları Kemalizm nedeniyle hayır diyorlar. Kemalizm’in yanlış yorumlanışı yüzünden iş ırkçılığa varsa bile farkında değiller.
Türkiye’de üstün bir sınıf var. Beyaz Türkler, elitler, seçenler, karar verenler, kural koyanlar, hiçbir surette zarar görmeyenler; hangi adı verirseniz verin fark etmez.. Bu katman hem yargıda hem yüksek askeri statülerde ve diğer kritik noktalarda her zaman yerini almış ve her zaman kendinden farkıları ötekileştirmiştir.
Tek ve üstün ırk, tek ve üstün bir elit sınıf, diğerleri ise kullanılan maşadır. Asker, her zaman korunur ama er ya da erbaş olmamak kaydıyla. Sağcılar, korunur ve itinayla savunulur. Ama son kullanma süreleri geçmediği takdirde. Solcular, Kürtler, Aleviler ise her zaman uzak tutulması gerekendir. Hiçbir surette güçlenmemelidir.
Sadece üstün tabakaya bir şey olmaz. Gelen gelir, giden gider ama bir şekilde yapı korunur. HSYK ile istenmeyen yargı mensupları ya azledilir ya da sindirilir. YAŞ ve mevcut yasalar ile yine istenmeyen maddeler ordudan uzaklaştırılır. Ve bu iki kurumda da kararlar kesindir, yeniden değerlendirilme talep dahi edilemez.
Yeni anayasa buna son veriyor. Anayasa, HSYK ve YAŞ kararlarına itiraz hakkı doğuyor. Bunun yanında ise ne halt ettiği belli olmayan (genelden hariç, yüksek rütbeli, düşük rütbeli fark etmez) askerler artık sivil mahkemede yargılanabilecekler. Askeriyenin dokunulmazlığı altında faili meçhuller umarız ki olmayacak artık. Dokunulmazlığın yersiz kullanılması ülkemizin bir parçası haline gelmişti. Ve biliyoruz ki Doğu ve Güneydoğu’da PKK’nın neden olduğu terörden bile fazla faili meçhul ölümler var. Bunu düşününce rejim koruduğunu sanan askerlerin neden olduklarının sayısı kimbilir kaçtır…?
Bizim isteğimiz insanların ötekileştirilmemesidir. Ne dininden, ne kültüründen, ne ırkından, ne mezhebinden, ne memleketinden ne de farklı görüşlerinden dolayı insanlar ölmemelidir, öteki olmamalıdır bir şekilde. Herkes bir diğerine saygılı olmalıdır, kabul etmelidir farklılığını. Sevgi ve saygı sözkonusu olmalıdır. Mevcut AKP hükümeti bugüne kadar söylenmeyeni söylediği için eleştiriliyor. Ama halen en sosyal demokrat parti malesef AKP’dir. Sol partiyim deyip de AKP’den geri kalmışlar utansın…
Yetmez ama evet..