Eylül
23

Emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu ve onun karanlık geçmişinden neler neler dökülecek kimbilir… Gündemi sarsacak neler yaptılar kimbilir. Yazının devamını okuyabilirsiniz. Bu ülkenin ve insanımızın kanını emdiler yıllarca. Hiçbirşeyden haberi olmayanlar birbirine düşman kesildi habersizce…. Yazık ki ne yazık!

Yazının Devamı..

Ağustos
20

12 Eylül referandum gününe pek az bir zaman kalmışken bir çok kesimden evet veya hayır türünden oy renkleri belli olmaya başladı. Ben kendime Yetmez Ama Evet platformunu yakın gördüm şahsen. Baskın Oran, Lale Mansur zaten iyi referanslar benim açımdan. Ben sadece bir adet oya sahibim ama kişisel benliğim nedeniyle oyumun önemli olması, burada oyumun neden evet olduğunu açıklamama neden oluyor. Benim gibi birçok kişi halk oylamasında oyunun evet olacağını söylüyor. Oyu hayır olacaklar de demokratik haklarını kullanacaklar elbette. Ama onların çoğu nedense yanlış yorumladıkları Kemalizm nedeniyle hayır diyorlar. Kemalizm’in yanlış yorumlanışı yüzünden iş ırkçılığa varsa bile farkında değiller.

Türkiye’de üstün bir sınıf var. Beyaz Türkler, elitler, seçenler, karar verenler, kural koyanlar, hiçbir surette zarar görmeyenler; hangi adı verirseniz verin fark etmez.. Bu katman hem yargıda hem yüksek askeri statülerde ve diğer kritik noktalarda her zaman yerini almış ve her zaman kendinden farkıları ötekileştirmiştir.

Tek ve üstün ırk, tek ve üstün bir elit sınıf, diğerleri ise kullanılan maşadır. Asker, her zaman korunur ama er ya da erbaş olmamak kaydıyla. Sağcılar, korunur ve itinayla savunulur. Ama son kullanma süreleri geçmediği takdirde. Solcular, Kürtler, Aleviler ise her zaman uzak tutulması gerekendir. Hiçbir surette güçlenmemelidir.

Sadece üstün tabakaya bir şey olmaz. Gelen gelir, giden gider ama bir şekilde yapı korunur. HSYK ile istenmeyen yargı mensupları ya azledilir ya da sindirilir. YAŞ ve mevcut yasalar ile yine istenmeyen maddeler ordudan uzaklaştırılır. Ve bu iki kurumda da kararlar kesindir, yeniden değerlendirilme talep dahi edilemez.

Yeni anayasa buna son veriyor. Anayasa, HSYK ve YAŞ kararlarına itiraz hakkı doğuyor. Bunun yanında ise ne halt ettiği belli olmayan (genelden hariç, yüksek rütbeli, düşük rütbeli fark etmez) askerler artık sivil mahkemede yargılanabilecekler. Askeriyenin dokunulmazlığı altında faili meçhuller umarız ki olmayacak artık. Dokunulmazlığın yersiz kullanılması ülkemizin bir parçası haline gelmişti. Ve biliyoruz ki Doğu ve Güneydoğu’da PKK’nın neden olduğu terörden bile fazla faili meçhul ölümler var. Bunu düşününce rejim koruduğunu sanan askerlerin neden olduklarının sayısı kimbilir kaçtır…?

Bizim isteğimiz insanların ötekileştirilmemesidir. Ne dininden, ne kültüründen, ne ırkından, ne mezhebinden, ne memleketinden ne de farklı görüşlerinden dolayı insanlar ölmemelidir, öteki olmamalıdır bir şekilde. Herkes bir diğerine saygılı olmalıdır, kabul etmelidir farklılığını. Sevgi ve saygı sözkonusu olmalıdır. Mevcut AKP hükümeti bugüne kadar söylenmeyeni söylediği için eleştiriliyor. Ama halen en sosyal demokrat parti malesef AKP’dir. Sol partiyim deyip de AKP’den geri kalmışlar utansın…

Yetmez ama evet..

Aralık
22

İnsan vücudunun sınırlarını merak ediyorsanız yazının devamında National Gegraphic’in bu konuda bir yazısını okuyabilirsiniz. Dikkate değer bilgiler var. Şahsen merak ettiğim bir konu olduğu için olduğu gibi alıntı yapıyorum.

Yazının Devamı..

Kasım
22

1937-1938 yılları arasında Dersim’de uygulanan sıra dışı eziyet hakkında Çayan Demirel tarafından hazırlanmış 1 saat 10 dakikalık bu belgeseli izlemenizi tavsiye ederim. Burada önemli olan suçlamak, devleti kötü göstermek değil. Burada önemli olan yaşananlardan ders çıkarmak. Ülkemizde gereksiz acılar yaşanmıştır. Yanlış zihniyetler yüzünden yanlış şeyler yaşandı. Buna bir son vermek için geçmişten ders alacağız. Batısı ya da doğusu, şu milleti bu milleti falan önemli değil. Nasıl ki İzmir’de siyanürlü altına karşı duranlara destek veriyorsak, sağlıkları, canları bizler için önemliyse Dersim’dekilerin de canları bizler için önemli. Türkiye, doğusundan batısına müthiş zengin bir ülkedir. Ve halkımız geçmişiyle yüzleşecek, birbirinin acısına saygı duyacak. Böylece yeniden kardeşlik tohumları bırakılacak toprağa, ardından hep beraber yeşerteceğiz bu tohumları. Sevgiyle, saygıyla, tek yürek olacağız.

Yazının Devamı..

Kasım
20

Farid Farjad’dan mükemmel bir parça “Golha”.. Maalesef dünyada çok büyük acılar yaşandı. Hala da yaşanmaya devam ediliyor. Akan kana, ölen insanlara dikkat çekebilmeliyiz. Artık acılar bitsin. Bütün savaşların sonu gelsin. Analar da çocuklar da ağlamasın, analar da çocuklar da ölmesin..

Not: Burada başka bir videosu vardı. Dünyadaki savaş manzaralarından kesitler sunmaktaydı. Ancak ilgili videoda sorun olduğu için sade bir Farid Farjad videosunu ekledim yazıya.

Kasım
9
Polis Terörü

Polis Terörü

Geçen gün haberlerde karşılaştığım polis terörü örneklerinden birinden bahsetmek istiyorum. Gün geçmiyor ki polislerin yaptığı bir hukuksuzluk olayı ile karşılaşmayalım.  Bizim toplumdaki “polis olmasaydı o zaman ne yapardınız” diye konuşan akıldan yoksunlara ne demeli ki?

Çünkü düşünmeden, canı yanana empati duymadan konuşanlar polisten durup dururken okkalı bir tokat yiyince nasıl da akıllanıyorlar. O muhteşem Türk polisi oluyor şerefsiz polis ondan sonra. Şerefsiz lafını ben söylemiyorum. Yani böyle bir darp gören polis aşıkları bir süre sonra söylüyorlar .

Seksen bir güzide ilimizden birisi olan Tokat’ta yolda çevirme yapan polis ekipleri (ismi lazım değil, mekanı cennet olsun) bir vatandaşı aracıyla durduruyorlar. Vatandaşımız aile babası, çoluğu çocuğu ve hayalleri var. Ama ehliyeti yok. Paniğe kapılıyor ve araçla hareket edip kaçmaya çalışıyor. Ama kim bugüne kadar Türk polisinden kaçabilmiş ki… Kaçamıyor. Çünkü o an çevirme yapan o şerefsiz insan (polis diyerek genellemiyorum) tabancası ile hedef gözeterek ateş ediyor.

O aile babası artık öte alemde. Çocuklarının yüzü aklıma düşüyor ve ben bile kötü oluyorum. O çocukların babasına kıyan o polisin ve o polisin yalanına ortak olan diğer polisin içi cız etmez mi? Bence etmez. Çünkü Türk polisi bu konuda çok sınav verdi.Bu polisler göz göre göre insan öldürürler (hem de korumaları gerekenleri) ve sonra o ya intihar etmiştir ya da kaza olmuştur. Polisin kusuru yoktur ne bu olayda ne de  binlerce bu tip olayda.

Türk insanı kendi polisinden çektiği kadar kimseden çekmedi.

Sayfalar 1 of 3123