Diyarbakır Lice’de çobanlık yapan minik Ceylan artık öte alemde. Minik bedeni, askeriyeden atılan havan mermisi yüzünden paramparça oldu. Suçu neydi? Vücudunun parçaları ağaçların üstüne kadar dağıldı.
Soruyorum: Hanginizin kalbi kendi çocuğunuzu bu halde görmeye dayanır? Terörist miydi Ceylan?
Değildi tabi. O bir ilkokul öğrencisiydi. Onun suçu sahipsiz topraklarda doğmaktı. Devletinin sahip çıkamadığı topraklarda doğmak! Devlet şefkat yerine kafası ırkçılıktan başkasına çalışmayanları gönderdi bölgeye. Doğuda görev yapanların büyük çoğunluğu bölge halkını sevmiyordu. O zaman kim hizmet verecekti ki hizmet alacak olanlara.. Bu ülkeye hala bağlıysa oradaki insanlar, bu bizim için büyük şanstır.
Oynanan onca oyundan, sayısız ölümden ve kandan sonra sabırlarına şaşıyorum. Bu ülkede köylülere dışkı yedirildi. Askerin döşediği mayınlar askeri öldürünce Pkk yaptı dendi. Irkçılık körüklendi. Köyler yakıldı asker tarafından ve yine başka örgütlere suç atıldı. Pkk suçlu elbette ama bizzat devlet adamları yasa dışı bir örgüt gibi çalışan askeri, polisi, imha timlerini, ve bütün bir hukuksuzluğu savundular, sahip çıktılar yıllarca.
Kim verecek Ceylan’ın paramparça vücudunun hesabını.. Anne yüreğini kim sakinleştirecek. Var mı gücünüz? Yine söylüyorum; bu ülke ayaktaysa hala vicdanı olan, hakkaniyeti savunan bir parça insanın sayesinde ayaktadır. Ceylan’ın küçücük bedeni paramparça oldu. Ortada ne bir görevli, ne bir savcı ne bir insanlık var… Yazık!
İnsanlık Mars yolunda biz hala medeniyetsizlik yolunda.. Kürt, Türk, Çerkez falan filan ne fark eder. Utanıyorum.